Hurma Nasıl Yetişir?

Hurma nasıl yetişir sorusu, özellikle Ramazan ayının yaklaşması ile hurma tüketicileri tarafından sıklıkla sorulan soruların başında gelmektedir. Sadece Ramazan ayından dolayı değil son dönemlerde diyet listelerinin vazgeçilmez besinlerinden olan hurmanın nasıl yetiştirildiği oldukça fazla bir merak konusu olmuş durumda.

Hurma palmiye türü ağaçlarında yetişen bir meyvedir. Besin değeri oldukça yüksektir. Yetiştirilme iklimi olarak ise sıcak ve tropikal iklimlerde yetişir. Bu tip alanlarda hızlı bir gelişim gösterir.

Hurma Nasıl Yetişir ?

Hurmanın yetişmesi için çekirdeğini kullanmak gerekiyor. Çekirdeğinin toprağa gömülmesi filizlenmesi için yeterli olacaktır. Fakat hurma çekirdeğini filizlenmeye bırakmadan önce yapılması gereken bazı işlemler vardır.

Çekirdeği filizlendirmeye başlamadan önce bir süre suyun içerisinde çimlendirmek gerekmektedir. Bu işlemin yapılabilmesi için plastik bir kap yeterli olacaktır.

Bu çimlendirme işleminin ardından hurma çekirdeği filizlendirilmeye hazır hale getirilmiş olur. Bu çekirdeği gömmek için 10 ila 20 cm derinliğinde bir çukur kazılıp çekirdek buraya gömülür. Toprağın belirli aralıklarla havalandırılması çok önemli.

Hurma Nerede Yetiştirilmeli ?

Hurma ağacı yapısı gereği ile soğuktan çok hızlı şekilde etkilenmektedir. Sıcak ve tropikal iklimleri seven bir yapısı vardır. Özellikle çöl bölgelerinde ve tropikal bölgelerde çokça yetiştiriciliği yapılmaktadır. Orta Doğu coğrafyası hurma yetiştiriciliği için oldukça uygun bir iklim yapısına sahiptir.

Türkiye’de Hurma Yetiştiriciliği Günümüzde ülkemizde de hurma yetiştiriciliği yapılmaktadır. Fakat her bölgesinde bunu yapmak mümkün değil. Soğuk iklimin yaşandığı bölgeler olan İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde hurma yetiştiriciliği yapılamaz.

Ülkemizde en çok tropikal iklimin görüldüğü Akdeniz bölgesinde hurma yetiştiriciliği yapılabilmektedir. Özellikle Antalya ve Adana çevresinde sıklıkla yetiştirilmektedir.

Hurma Ağacı Bakımı Nasıl Olur ?

Hurma ağacının bakımı diğer ağaçlara oranla daha zor bir yapıya sahiptir. Diktiğiniz hurma ağaçlarından meyve alabilmeniz için hurma ağacı bakımında dikkat etmeniz gereken bazı hususlar vardır ;

  • Bu ağaçlar henüz fidanken direkt güneş ışığının yanı sıra bol ışık alan bir yerde konumlandırılmalı.
  • Hurma ağaçları güneş seven ağaçlardır. Bu yüzden toprağın hafif kuru olmasına özen göstermelisiniz.
  • Ağaçların yer aldığı bölgenin sıcaklığı yıl boyu 20 derece üzerinde olmalıdır. -6 derece altı sıcaklıklarda hurma ağacı kurur ve ölürler.
  • Günün her saati güneş ışığı alan bir yere konumlandırılmalı. Yılda bir iki kez magnezyum sülfat ile gübrelenirse vereceği meyvelerin adeti artacaktır.

Hurma nasıl yetişir sorusuna bu yazımızda olabildiğince cevap vermeye çalıştık. Siz de evlerinizde, bahçelerinizde eğer ikliminiz uygunsa hurma yetiştiriciliği yapabilirsiniz.

Hurma Nasıl Saklanır?

Hurma nasıl saklanır pek çok hurma yetiştiricisi tarafından merak edilen konuların başında gelmektedir. Besin değeri oldukça yüksek bir meyve olan hurma yaş hurma ve kuru hurma olmak üzere ikiye ayrılır. Çeşidine göre saklama koşulları değişebilir. Saklama koşullarının uygun olması halinde 6 ila 12 ay süre ile saklanabilmektedir.

Yaş Hurma Nasıl Saklanır ?

Aldığınız yaş hurma dondurulmuş vaziyette ise hurmayı çözülmeden yeniden dolabınızın buzluk kısmına hava almayacak şekilde koymanız gerekecektir. Eğer aldığınız hurma çözülmüş bir yaş hurma ise hava almayacak şekilde kapatılıp tekrar buzluğa koymalısınız.

Kuru Hurma Nasıl Saklanır ?

Yaş hurmaya göre daha dayanıklı bir yapıya sahip olan kuru hurmayı ise buzdolabınızın sebze bölümünde rahatlıkla saklayabilirsiniz. Yemeden 4-5 dakika önce dolaptan çıkarmanız yumuşaması için daha iyi olacaktır.

Sert Hurma Nasıl Yumuşatılır ?

Aldığınız hurmalar zaman içerisinde dolapta durmaktan ya da hava aldığı için sertleşme gösterebilir. Bu hurmaları yumuşatmak için oda sıcaklığında 20-25 dakika arasında bekletmek gerekecektir. Daha hızlı bir yol içinse mikrodalga fırında 30 saniye ısıtmanız hurmanızın yumuşamasına yardımcı olacaktır.

Hurma Yıkanır mı ?

Elbette diğer meyveler gibi hurmada yıkanabilir fakat yıkadıktan sonra çok beklemeden tüketilmelidir. Yıkamak yerine nemli bir bez ile de silebilirsiniz.

Hurma Bozulur mu ?

Hurma nasıl saklanır sorusunun yanında en çok sorulan sorulardan bir tanesi de hurma bozulur mu sorusudur. Uygun koşullar da saklanmadığı takdirde hurma bozulabilir ve kurtlanabilir. Bunun önüne geçmek için hem kuru hurmayı hem de yaş hurmayı uygun koşullarda muhafaza etmek gerekir. Yaş hurmayı buzdolabının derin dondurucu kısmında -16 derecelik bir ısıda muhafaza etmek gerekir. Kuru hurmayı ise buzdolabın sebze kısmında rahatlıkla muhafaza edebilirsiniz.

Ramazan ayının yaklaşması ile sofraların vazgeçilmez besini olan hurmanın nasıl saklanacağına dair bilgileri sizler ile paylaşmış bulunuyoruz. Hurma nasıl saklanır sorusuna en doğru cevabı yazımızda bulabilirsiniz.

En Pahalı Hurma Hangisi

Ramazan ayının yaklaşması ile beraber hurma tüketicilerinin aklında en pahalı hurma hangisi sorusu oluşmaya başladı. Hurma meyvesinin yetiştirme koşuluna bağlı olarak pek çok çeşidi bulunmaktadır. Kimileri için sadece hurma denilip geçilse de damak zevkini bilenler için her hurmanın farklı lezzeti vardır. En çok bilinen hurma çeşitleri ise Mebrum, Medjoul, Acve, Sugai, Safavi, Bedri, Hudri ve Amber hurma çeşitleridir.

Fakat ülkemizde hurma denilince ilk akla gelen hurma ise Medine hurmaları olmaktadır. Bu hurmaların ilk akla geliş sebebi erişimi kolay ve fiyatı uygun olmasıdır. Fakat her hurmanın şeker oranı, lif oranı gibi etmenleri birbirinden farklıdır. Sadece bunlar değil tabi, toplanma dönemin de toplam yenilebilir düzeyde olan hurma sayısı da hurma fiyatlarını etkileyen etmenler arasındadır.

Bunca hurma çeşidi arasında ise en pahalı hurma Acve Avali hurmasıdır. Bunun sebebi kısıtlı bir bölgede yetişmesi ve talebin çok fazla olması sebebiyle en pahalı hurmalar arasında ilk sırada yerini almaktadır.

Bir diğer pahalı hurma çeşidi ise Medjoul Bonbon hurmasıdır. Medjoul bonbon hurmasıda tıpkı Acve Avali hurması gibi kısıtlı şartlar altında yetiştirilmesinden dolayı fiyat olarak pahalı hurma çeşitleri arasında yer almaktadır.

Üçüncü sırada ise Medjoul Özel hurması en pahalı hurma çeşitleri arasında yer almaktadır. Medjoul özel hurması en çok tercih edilen hurma çeşitlerinin arasında gelmektedir. Bu sebeple fiyat olarak yüksek bir hurma türüdür.

En pahalı hurma hangisi sorusuna yanıt vermeye çalıştık. Hurma fiyatları ile ilgili daha fazla bilgiye Hurma Fiyatları 2022 yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Hurma Pekmezinin Faydaları

hurma pekmezinin faydaları

Bu yazımızda sizler için hurma pekmezinin faydaları nelerdir bunlardan bahsetmek istedik. Pekmez özellikle kış aylarında çokça tüketilen bir besindir. Fakat genelde üzümden yapılmaktadır. Peki ya hurmadan yapılma pekmez nasıl oluyor ?

Pekmez nedir?

Pekmez, insanların tatlandırıcı olarak kullandığı kalın bir şuruptur. Şeker yapım sürecinin bir yan ürünüdür ve ezilmiş şeker kamışı veya şeker pancarından elde edilir.

İlk olarak, üreticiler meyve suyunu çıkarmak için şeker kamışı veya şeker pancarını ezer. Daha sonra şeker kristalleri oluşturmak için suyu kaynatılır. Pekmez, kristalleri meyve suyundan çıkardıktan sonra ortaya çıkan kalın ve kahverengi şuruptur.

Tatlandırıcı olarak şekerin daha sağlıklı bir alternatifi olarak düşünülebilir. Ayrıca damak tadına hitap etmesinin yanı sıra pekmezin insan sağlığı için önemli faydaları da bulunmaktadır.

Pekmezin besin değeri

Rafine şekerde bulunmamasına karşın, pekmez içeriğinde bazı vitamin ve mineraller bulundurur.

1 yemek kaşığı (20 gram) pekmezde günlük vücut ihtiyacının;

%13’ü kadar Manganez,

%12’si kadar Magnezyum,

%11’i kadar Bakır,

%8’i kadar B-6 Vitamini,

%6’sı kadar Potasyum,

%5’i kadar Demir,

%3’ü kadar Kalsiyum bulunmaktadır.

Ayrıca bir yemek kaşığı pekmez 58 kaloridir ve tümü karbonhidrattır.

İçeriğinde çeşitli mineral ve vitaminler bulundurmasına karşın pekmez yüksek oranda şeker de içerir ve fazla tüketilmesi sağlık açısından zararlı olabilir. Ancak yine de içerdiği besin değerlerinin vücut için önemi göz önünde bulundurulursa, şeker tüketmek yerine pekmez tüketmek çok daha iyi bir alternatif olacaktır.

Hurma Pekmezinin Faydaları

  • Kemik sağlığı:

Hurma Pekmezinin Faydaları arasında pek çok şey vardır, içeriğindeki demir, selenyum ve bakır sayesinde kemik sağlığını korumak açısından önemlidir. Ayrıca içeriğindeki kalsiyum sayesinde de kemik sağlığına faydalıdır ve Osteoporoz (Kemik Erimesi) hastalığına iyi gelebilir.

  • Kalp sağlığı:

Pekmezin içerdiği potasyum sayesinde sağlıklı bir kan akışı sağlar ve kalp sağlığını korumaya yardımcı olur. Hayvanlar üzeride yapılan bilimsel araştırmalara göre pekmezin iyi kolestrol (HDL) oranını arttırdığı gözlemlenmiştir. İyi kolestrolün (HDL) kalp hastalıkları ve kalp krizine karşı koruyucu bir rolü vardır.

  • Kan şekeri:

Kan şekerini kontrol altında tutmakta zorlanan bireyler her türlü şeker tüketimine dikkat etmek zorundadır. Ancak, sağlıklı yetişkin bireylerde pekmez tüketimi vücudun şeker seviyesini dengelemekte yardımcı olabilir. Bununla beraber pekmezin glisemik indeksinin rafine şekere benzer olması sebebiyle özellikle şeker hastalığına sahip bireylerin tüketiminde dikkatli olması önerilir.

  • Antioksidan:

Araştırmalara göre pekmezin içeriğinde bal veya diğer doğal tatlandırıcılara (akçaağaç şurubu, sabır otu nektarı gibi ) göre daha yüksek miktarda antioksidan bulunmaktadır. İçeriğindeki antioksidanlar hücreleri oksidatif stresten korur ve hücrelerin kanser ve kanserle ilişkili hastalıklardan korunmasına yardımcı olur.

Pekmez çeşitleri nelerdir?

Sofralarımızda yerini alan, özellikle de kahvaltılarda sıkça tercih edilen pekmezin pek çok farklı çeşidi mevcuttur. Üzüm pekmezi, dut pekmezi, karadut pekmezi, andız pekmezi, keçiboynuzu pekmezi, şeker kamışı pekmezi ve hurma pekmezi pekmez çeşitlerine örnek olarak verilebilir.

Hurma pekmezi nasıl yapılır?

Eğer daha önce hurma pekmezi denemediyseniz çok şey kaçırdınız demektir. Ancak üzülmeyin, hurma pekmezinin sağlığımız için faydaları olduğu kadar kadar yapımı da basittir.

Hurma pekmezi yapmak için bir tencere, bir adet süzgeç, bir adet tülbent veya ince bir bez gereklidir.

Malzemeler:

20 adet çekirdeği çıkarılmış hurma.

3 su bardağı su.

Talimatlar:

Orta ateşte küçük bir tencere içerisinde hurmaları ve suyu yumuşamaya başlayana kadar 15-20 dakika pişirin.

Ezici bir alet veya çatal ile hurmaları ezin ve 20 dakika daha pişirin.

Ateşten aldıktan sonra bulamaç kıvamına gelene kadar yeniden bir çatal yardımıyla ezin.

Elde edilen bulamacı birr süzgeç içerisine bir tülbent veya ince bez içinde dökün.

Mümkün olduğunca fazla hurma suyu elde etmek için el yardımıyla iyice sıkın.

Elde edilen yarı saydam, kırmızı-mor-kahverengi renkli hurma suyunu her 10 dakikada bir karıştırarak 40-45 dakika boyunca koyu kahverengi ve pekmez kıvamını alana kadar kısık ateşte pişirin.

Müşfik Hurma tarafından üretilen Hurma Pekmezini denemek isterseniz ürünümüze buradan ulaşabilirsiniz.

 

Hamilelikte Hurma Tüketimi

hamilelikte hurma yemek

Hamilelikte Hurma Yemek

Hamilelikte Hurma Yemek, Hamilelikte Ne Zaman Hurma Yenir ?, Hamilelikte hurma yemeye ne zaman başlanmalı ? gibi sorular hamile kadınların ve eşlerinin en çok merak ettiği sorular arasında yer almaktadır. Bu yazımızda sizlere hamilelikte hurma tüketimi ile ilgili bilgiler vereceğiz.

Sağlıklı bir hamilelik, bol miktarda taze ve kuru meyve içerebilen sağlıklı ve dengeli bir diyet yemekle doğrudan ilgilidir. Tam da bu noktada hurma mükemmel bir seçimdir çünkü lif bakımından zengindirler ve bunun yanı sıra diğer besin ve vitaminleri de içinde barındırır. Hurma ağacı ve meyvesi Orta Doğu bölgesine has bir ağaçtır ancak uzun yıllardır yalnızca o bölgeye ait olmakla kalmamış dünyanın her yerinde sık tüketilir hale gelmiştir. Hurma uzun zamandır anti-inflamatuar, antioksidan, anti-tümör gibi etkilerinin olduğu ve bu nedenle insan bünyesi için faydalı olduğu bilinmektedir.

Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar hurma tüketiminin çarpıcı bir faydasını daha ortaya çıkarmıştır. Hurmanın hamilelik sürecinde tüketilmesinin doğum esnasında kolaylaştırıcı bir etkisi olduğu öne sürülmektedir. Hurma tüketiminin doğumu kolaylaştıracağı kulağa başta eski bir şehir efsanesi gibi gelse de bunu kanıtlar nitelikte bilimsel araştırmalar mevcuttur. 2011 yılında yapılan bir çalışmada araştırmacılar tahmini doğum tarihine kadar 69 hamile kadının 4 hafta boyunca günde 6 hurma tüketmesini sağladı.  Çalışmaya ayrıca doğum tarihinden önce hiç hurma yemeyen 45 hamile kadın dahil edildi.

Araştırmanın sonucuna göre düzenli hurma tüketen 69 hamile kadının doğumlarının ilk aşamasının daha kısa ve rahat sürdüğü, ortalama servikal genişlemelerinin daha fazla olduğu, ve hastaneye geldiklerinde servislerinin doğum yapmaya daha uygun olduğu keşfedilmiştir. Ek olarak, hurma yiyen kadınların yüzde 96’sı, hurma yemeyen kadınların ise sadece yüzde 79’u ile kendiliğinden doğum yaşamıştır. Buna dayanarak hamilelikte hurma tüketiminin vücudu doğuma daha hazır hale getirdiğini söyleyebiliriz.

154 kadından oluşan daha yakın tarihli bir çalışma, hamileliğinin sonlarında hurma yiyen 77 ile hurma yemeyen 77 kadın karşılaştırıldı. Araştırmacılar, hurma yiyenlerin, hiç hurma yemeyenlere kıyasla, doğumunu başlatmak veya hızlandırmak için tıbbi müdahaleye önemli ölçüde daha az ihtiyaç duyulduğunu ortaya koydu. (Al-Kuran, Mehaisen, Bawadi, Amarin, 2011)

Ayrıca hurma meyvesi, hurma ezmesi, hurma pekmezi ve bunları içeren tarifler şeker içeren diğer gıdalara alternatif olarak tüketilirse beslenmenizin daha sağlıklı bir hale gelmesini sağlayacaktır. Hurmanın şekere çok iyi bir alternatif olduğu unutulmamalıdır. Özellikle beslenmeye dikkat edilmesi gereken hamilelik aylarında hurma doğum için özellikle sağladığı faydaların yanı sıra şekere alternatif oluşuyla da sofralarınızda yerini almalıdır.

Tüm bu araştırmalar ışığında Hamilelikte Hurma Yemek doğumda kolaylaştırıcı etkiye sahip olduğu söylenebilir. Hurmanın faydaları konusunda daha çok araştırmaya ihtiyaç duyulsa da hamileliğin son haftalarında düzenli hurma tüketiminden kimseye bir zarar gelmez 😊

 

Ayrıca Trendyol Mağazamıza Buradan Ulaşabilirsiniz.

 

Kuruyemiş Tüketmenin Faydaları

kuruyemiş tüketmenin faydaları

Kuruyemiş Tüketmenin Faydaları Nelerdir ?

Kuruyemiş tüketmenin faydaları düzenli olarak tüketilmesi ve günlük beslenme alışkanlığının bir parçası haline getirilmesiyle sağlığımıza olumlu etkide bulunacağı ve bazı hastalıkları önlenmesinde katkı sağlayacağı bir gerçektir. Buna ek olarak, kuru meyveler aynı zamanda lif ve potasyum gibi temel besinleri içeriğinde barındırır. Sağlık açısından içerdiği antioksidanların yanı sıra vücut için gerekli çok çeşitli fitokimyasalları da sağlar. Hem kuruyemişler hem de kuru meyveler atıştırmalık olarak, tahılların üzerinde, yoğurt, salata ve makarnaların içerisinde tüketilebilir ve bize sağlığımız açısından önemli faydalar sağlayabilir.

  1. Kalp sağlığı için önemlidir

Yapılan bilimsel araştırmalarda kuruyemişlerin kalp sağlığı üzerindeki etkisi incelendi. Araştırma sonuçlarına göre kuru meyve ve kabuklu yemiş tüketimi sıklığı ile kardiyovasküler hastalık (CVD), tip 2 diyabet ve yüksek kilo problemi arasında ters bir ilişki gözlemlendi. Kuru üzüm sistolik kan basıncını düşürmede önemli bir rol oynar. Kolesterolü kontrol eder ve vücuttaki inflamatuar belirteçleri azaltırlar. Badem ise kolesterol seviyelerinde ani yükselmeleri önleyen ve optimum seviyede tutmaya yarayan E vitamini ve tekli doymamış yağ asitleri içerir.

  1. Bağışıklığı güçlendirir

Temel besinlerle dolu kuru meyve ve kuruyemişlerin sağlığa olan faydaları göz ardı edilemez. Kuru meyveler potasyum, demir, folat, kalsiyum ve magnezyum açısından zengin oldukları için besin alımınızı artırır. Antioksidanlar bağışıklığınızı güçlendirerek sizi sağlıklı ve hastalıklardan ve diğer hastalıklardan uzak tutar.

  1. Kanserle mücadelede yardımcı rol oynar

Badem ve kaju fıstığının meme kanserini azalttığı bilinmektedir. Kayısı ve elmada bulunan bitkisel besinler antioksidan görevi görür ve kansere neden olan hücrelerin büyümesini engeller. Antep fıstığı gibi kuruyemişler özellikle akciğerlerde ve prostatta tümörlerin büyümesini engeller. Brezilya fıstığı ve ceviz de vücuttaki kanser hücreleriyle savaşır.

  1. Diyet için iyi bir besindir. Fit kalmaya yardımcı olur

Diyetlerine kuruyemiş ve kuru meyveleri dahil eden kişiler kilo vermede konusunda ne kadar işe yarar gıdalar olduğunu da bilirler. Kuruyemişler ölçülü tüketildiğinde kilo vermenize ve formda kalmanıza yardımcı olurlar. Günlük olarak kuruyemiş tüketen insanların sağlıklı bir metabolizma için gerekli besinleri alırken daha az yağ ve şekere maruz kaldığı bilinmektedir.

  1. Bağırsak sağlığı için önemlidir

İncir gibi kuru meyveler bağırsak sağlığı açısından çok önemli olan lif yönünden zengin olduğu için birçok faydaya sahiptir. Lif, vücudun atıkları vücuttan sorunsuz bir şekilde çıkarmasına yardımcı olur. Diğer lifli kuru meyveler arasında kuru erik ve kuru kayısı bulunur. Antep fıstığı ve hurma ise bağırsaklarınızı daha esnek hale getirir ve bu nedenle kabızlığı giderir.

Çözünür lifler bir probiyotik görevi görür ve gerekli iyi bakterileri korur. Badem ve cevizlerin müshil özellikleri, bağırsak sağlığının korunmasına yardımcı olur.

  1. Cilt sağlığı için önemlidir

Yüz maskelerindeki kuru meyveler harikalar yaratabiliyorsa, onları diyetinize dahil etmek mantıklı olmaz mı? Parlak ve ışıltılı bir cilt kuruyemişlerin cildinize sunduğu faydalardan bazılarıdır. Badem ve antep fıstığı ölü cilt hücrelerinin atılmasına yardımcı olurken ceviz ise cilt kuruluğunu önler.

  1. Kansızlığa karşı savaşır

Kuru üzüm ve kuru erik demir açısından zengindir ve kansızlığa karşı vücut için çok önemlidir. Kuruyemişlerin içerdiği B vitamini, fosfor ve bakır gibi mineraller vücuttaki kan hücrelerinin ve hemoglobinin yenilenmesini artırır. Demir eksikliği, kansızlık gibi şikayetlere karşı oldukça etkilidirler. Badem, incir, antep fıstığı ve kaju fıstığı da enerji verir ve dayanıklılık sağlar.

 

Kuruyemiş tüketmenin faydaları saymakla bitmeyebilir. Müşfik Hurma’da en taze kuruyemişleri bulabilirsiniz. Tüm ürünlerimize ve kuruyemiş çeşitlerimize mağazamızdan ulaşabilirsiniz.

Ayrıca Trendyol mağazamızıda ziyaret edebilirsiniz.

Çikolatanın Faydaları Nelerdir?

çikolatanın faydaları nelerdir

Çikolatanın Faydaları Nelerdir ?

Pek çok kişi tarafından sorulan soru olan çikolatanın faydaları nelerdir ? Çikolata pek çok kişi tarafından zararlı olarak bilinse de çikolatanın faydaları da mutlaka vardır, şimdi sizlerle beraber çikolatanın faydaları nelerdir bunlara göz atalım.

Kakao ve bitter çikolatanın faydaları

  • Bitter çikolata içeriğinde insan sağlığını olumlu etkileyebilecek pek çok besin bulundurmaktadır.
  • Kakao ağacının çekirdeğinden yapılmış olan bitter çikolata bulabileceğiniz en iyi antioksidan kaynaklarından biridir.
  • Araştırmalar bitter çikolatanın sağlığınızı iyileştirmede ve kalp hastalığı riskini azaltmada etkili olabileceğini gösteriyor.

Besin içeriği

  • Yüksek kakao içeriğine sahip kaliteli bitter çikolata oldukça besleyicidir.
  • Yeterli miktarda çözünür lif içerir ve minerallerle yüklüdür.
  • 100 gramlık bir bar bitter çikolata %70-85 kakao içeriğinde:

11 gram lif

Demir için günlük ihtiyacın %67’si

Magnezyum için günlük ihtiyacın %58’i

Bakır için günlük ihtiyacın %89’u

Manganez için günlük ihtiyacın %98’ini karşılayabilirken

Ayrıca bol miktarda potasyum, fosfor, çinko ve selenyum içerir.

Tabii ki, 100 gram oldukça büyük bir miktardır ve günlük olarak tüketmeniz gereken çikolata miktarının üzerindedir bunun sebebi 100 gram bitter çikolatanın ayrıca 600 kalori ve orta miktarda şeker içermesidir. Bu nedenle bitter çikolata ölçülü olarak tüketilmelidir.

Kakao ve bitter çikolata yağ asidi açısından da iyi bir profile sahiptir. Yağlar çoğunlukla oleik asit (zeytin yağında da bulunan kalp için sağlıklı bir yağ), stearik asit ve palmitik asitten oluşur. Stearik asit vücut kolesterolü üzerinde nötr bir etkiye sahiptir. Palmitik asit kolesterol seviyelerini yükseltebilir, ancak toplam yağ kalorisinin yalnızca üçte birini oluşturur.

Bitter çikolata ayrıca kafein ve teobromin gibi uyarıcılar maddeler ancak kafein miktarı kahveye kıyasla çok az olduğu için geceleri sizi uyutmaması gibi bir problem pek de olası değildir.

Antioksidan açısından zengindir

ORAC, oksijen radikali absorbans kapasitesi anlamına gelir. Gıdaların antioksidan aktivitesinin bir ölçüsüdür. Başta kanser olmak üzere hastalıklara yol açabilecek maddelerin bir besin tarafından ne kadar emildiğinin göstergesidir.

Temel olarak labarotuvarda bir gıda örneğine karşı bir grup serbest radikal belirler ve gıdadaki antioksidanların serbest radikalleri ne kadar iyi etkisiz hale getirebileceğini görür.

Çiğ işlenmemiş kakao çekirdeklerinin test edilen en yüksek puanlı gıdalar arasında olduğunu belirtmekte fayda var.

Bitter çikolata, biyolojik olarak aktif olan ve antioksidan işlevi gören organik bileşiklerle yüklüdür. Bilimsel araştırmalara göre kakao ve bitter çikolatanın, yaban mersini ve acai meyveleri dahil olmak üzere test edilen diğer meyvelerden daha fazla antioksidan aktiviteye, polifenollere ve flavanollere sahip olduğu anlaşılmıştır. (Crozier, Preston, Hurst et. al. 2011)

Dolaşım sistemini rahatlatır ve kan basıncını düşürür

Bitter çikolatadaki flavanoller, arterlerin astarı olan endotelyumu nitrik oksit (NO) üretmesi için uyarabilir. Nitrik oksidin işlevlerinden biri, atardamarlara gevşemeleri için sinyaller göndermektir, bu da kan akışına karşı oluşan direnci düşürür ve dolayısıyla kan basıncını düşürür. Yani bitter çikolatanın vücuda yaptığı uyarı sayesinde kan basıncında düşüş gerçekleşir.

Birçok kontrollü çalışma, etkileri genellikle hafif olsa da, kakao ve bitter çikolatanın kan akışını iyileştirebileceğini ve kan basıncını düşürebileceğini göstermektedir.

HDL’yi (iyi kolestrol) yükseltirken LDL (kötü kolestrol) oksidasyonundan korur

Bitter çikolata tüketmek, kalp hastalığı için birkaç önemli risk faktörünü iyileştirebilir.

Kontrollü bir çalışmada, kakao tozunun erkeklerde oksitlenmiş LDL (kötü) kolesterolü önemli ölçüde azalttığı bulundu. Ayrıca yüksek kolesterolü olanlar için HDL’yi artırdı ve toplam LDL’yi düşürdü (Baba, Natsume, Yasudo et. al. 2007)

Oksitlenmiş LDL, LDL kolesterolün serbest radikallerle reaksiyona girdiği anlamına gelir. Bu, LDL partikülünün kendisini reaktif hale getirir ve kalbinizdeki atardamarların astarı gibi diğer dokulara zarar verebilir.

Kakaonun oksitlenmiş LDL’yi düşürmesi çok olasıdır. Onu kan dolaşımına sokan ve lipoproteinleri oksidatif hasara karşı koruyan çok sayıda güçlü antioksidan içerir.

Bitter çikolatadaki flavanoller ise kalp hastalığı ve diyabet gibi hastalıklar için başka bir yaygın risk faktörü olan insülin direncini de azaltabilir.

Bununla birlikte, bitter çikolata aynı zamanda ters etkiye sahip olabilen şeker içerdiğinden dolayı kontrollü tüketilmesi gereken bir gıdadır.

Cildi güneşten korur

Bitter çikolatadaki biyoaktif bileşikler de cildiniz için çok yararlı olabilir. Flavanoller güneşin ciltteki zararlı etkilerine karşı koruma sağlayabilir, cilde kan akışını iyileştirebilir ve cilt yoğunluğunu ve nemini artırabilir.

Bir plaj tatili planlıyorsanız, önceki haftalarda ve aylarda ekstra bitter çikolatanın tadını çıkarmayı düşünün.

Beyin için faydalıdır

Bitter çikolata, beyninizin işlevini de iyileştirebilir.

Sağlıklı gönüllüler üzerinde yapılan bir araştırma, 5 gün boyunca yüksek flavanol kakao yemenin beyne giden kan akışını iyileştirdiğini gösterdi.

Kakao ayrıca hafif bilişsel bozukluğu olan yaşlı erişkinlerde bilişsel işlevi önemli ölçüde iyileştirebilir. Sözel akıcılığı ve hastalık için çeşitli risk faktörlerini de iyileştirebilir (25).

Ek olarak, kakao, kafein ve teobromin gibi uyarıcı maddeler içerir ve bu, uyarıcı etkisi kısa vadede de olsa beyin fonksiyonlarını iyileştirmesinin önemli bir nedeni olabilir. Örneğin bir sınav öncesi bir parça bitter çikolata tüketmenin zararı olmayacaktır.

Çikolatanın faydaları nelerdir sorusu pek çok kişi tarafından merak edilen bir sorudur. Bu yazımızda sizler için çikolatanın faydalarından bahsetmeye çalıştık.

Çikolata çeşitlerimize göz atmak isterseniz buradan mağazamıza ulaşabilirsiniz.

 

Balın Tarihi

balın tarihi

Balın tarihi

Balın tarihi çok uzun yıllar öncesine dayanır. Bal, arıların çiçekli bitkilerin nektarından yaptıkları koyu altın renkli bir sıvıdır. Arılar, nektar toplama ve ardından nektarı yeniden kulanma süreciyle bal üretirler. Daha sonra nektardan su buharlaşarak tükettiğimiz ve bal olarak bildiğimiz malzemeyi üretir. Arılar, bal üretimi işleri sırasında meyveleri, baklagilleri, sebzeleri ve diğer gıda üreten bitkileri tozlaştırarak hayati bir hizmeti yerine getirirler.

Bal, yazılı tarih kadar eskidir, tarihi MÖ 2100’e kadar uzanır. Sümer ve Babil çivi yazılarında, Hitit kodunda, Hindistan ve Mısır’ın kutsal yazılarında bahsedilmiştir. Adı İngiliz huniginden gelir ve insan tarafından kullanılan ilk ve en yaygın tatlandırıcıdır. Bal tarihte çok değerliydi ve sıklıkla para yerine, haraç veya adak olarak kullanılıyordu. MS 11. yüzyılda Alman köylülerin, feodal beylerine bal ve balmumu ile ödeme yaptığı kayıtlardadır.

Bal çeşitleri

Birçok bal çeşidi bulunmaktadır. Bal çeşitleri birbirinden renk, tat, koku ve hatta doku çeşitler arasında büyük farklılıklar gösterecektir. Balları gruplara ayırırken en önemli ayırt edici faktör, arının sık kullandığı çiçek türüdür. Örneğin; yonca balı, lavanta balından oldukça farklı olacaktır.

Diğer bazı bal çeşitlerine örnek olarak şunlar gösterilebilir: Akasya balı, kestane balı, portakal çiçeği balı, narenciye balı, kekik balı…

Bal nasıl üretilir?

Balın çiçekten sofralarımıza gelen yolculuğunda üç durak vardır.

  1. Arı

Bir kovanda 60.000 işçi arı bulunabilir. Bu arılar, işleme çiçek nektarını toplayarak başlar, daha sonra nektar basit şekerlere ayrılır ve peteklerde depolanır. Arıların kanatlarından gelen sürekli yelpaze etkisine maruz kalan benzersiz şekildeki peteklerde depolanan nektarın buharlaşmasına neden olur. Bu, bal dediğimiz kalın, tatlı bir madde oluşturur. Toplanan çiçek nektarına göre balın rengi ve tadı değişebilir.

  1. Kovan

Kovan balın hasat edildiği yerdir. Arılar, kolonilerinin hayatta kalması için bal yaparlar, ancak ortalama olarak bir kovanda yıllık 80 kilo fazla bal üretilmiş olacaktır. Bu nedenle arıcıların içeri girip fazla balı çıkarmaları gerekir.

Arıcılar, bal peteği çerçevelerini alarak ve her hücrede balı kapatmak için arıların yaptığı balmumu kapağını sıyırarak balı toplar. Kapaklar çıkarıldıktan sonra çerçeveler bir çıkarıcıya yerleştirilir. Daha sonra çerçeveleri döndürerek balı taraktan dışarı ve toplandığı yer olan çıkarıcının dibine zorlar.

  1. Şişe

Bal ekstrakt edildikten sonra, herhangi bir mum parçası veya diğer partikülleri çıkarmak için süzülür. Bazı arıcılar bu işlemi kolaylaştırmak için balı ısıtır. Bu aşamadan sonra bal şişelenmeye, etiketlenmeye ve perakendecilere dağıtılmaya ve sofralarımıza gelmeye hazırdır.

 

Bal ve Reçel Kategorilerimizdeki Ürünlerimizi İncelemek İçin Buradan Ulaşabilirsiniz.

Trendyol’da da varız! 

Balın Faydaları Nelerdir ?

balın faydaları nelerdir

Balın Faydaları Nelerdir ?

Balın Faydaları Nelerdir sorusu pek çok kişi tarafından sorulan sorular arasında yer alır. Bu yazımızda size balın faydaları nelerdir bunlardan bahsedeceğiz. Besinsel olarak, 1 yemek kaşığı bal (21 gram) 64 kalori ve fruktoz, glikoz, maltoz ve sakaroz dahil 17 gram şeker içerir. Buna karşın, neredeyse hiç lif, yağ veya protein içermez.

Ayrıca çeşitli vitamin ve minerallerin eser miktarlarını (RDI’nin %1’inin altında) içerir, ancak günlük gereksinimlerinizi karşılamak için yeterli olmayacaktır.

Balın parladığı yer, içeriğindeki biyoaktif bitki bileşikleri ve antioksidanlardır. Daha koyu bal türleri, bu bileşiklerde daha hafif türlerden daha da yüksek olma eğilimindedir.

Antioksidan

Yüksek kaliteli bal, birçok önemli antioksidan içerir. Bunlara organik asitler ve flavonoidler gibi fenolik bileşikler de dahildir.

Bilim adamları, bu bileşiklerin kombinasyonunun bala antioksidan gücünü verdiğini düşünmektedir.

İlginç bir şekilde, iki çalışma karabuğday balının kanın içerdiği antioksidan değerini arttırdığını göstermiştir .(Gheldof, Wang, Engeseth, 2003),(Schramm, Karim, Schrader et.al.2003)

Antioksidanlar, kalp krizi, felç ve bazı kanser türlerinin riskinin azalmasıyla ilişkilendirilmiştir. Ayrıca göz sağlığını korumak için de önemlidirler. (Khalil, Sulaiman, 2010)

Diyabet hastaları için şeker kadar kötü değildir

Bal ve diyabet hastalığı arasında bilimsel çalışmaların sunduğu kanıtlar karışıktır.

Bir yandan, tip 2 diyabetli kişilerde yaygın olan kalp hastalığı için çeşitli risk faktörlerini azaltabilir.

Örneğin, “iyi” HDL kolesterolü yükseltirken “kötü” LDL kolesterolü, trigliseritleri ve iltihabı azaltabilir.

Bununla birlikte, bazı araştırmalar, kan şekeri seviyelerini de artırabileceğini buldu – rafine şeker kadar değil.

Bal, şeker hastalığı olan kişiler için rafine şekerden biraz daha iyi olsa da yine de dikkatli tüketilmelidir.

Aslında, diyabetli kişiler tüm yüksek karbonhidratlı yiyecekleri en aza indirerek en iyisini yapabilir.

Bazı bal türlerinin sade şurupla karıştırılabileceğini de unutmayın. Bal sahteciliği olarak adlandırılabilecek bu durum çoğu ülkede yasa dışı olsa da yaygın bir sorun olmaya devam ediyor.

Kan basıncını düşük tutmaya yardımcı olur.

Yüksek kan basıncı, kalp hastalığı için önemli bir risk faktörüdür ve bal, onu düşürmeye yardımcı olabilir.

Bunun nedeni, düşük kan basıncıyla bağlantılı antioksidan bileşikler içermesidir.

Hem farelerde hem de insanlarda yapılan araştırmalar, bal tüketmenin kan basıncında az da olsa bir düşüş olduğunu göstermiştir. (Erejuwa, Sulaiman, Wahab et.al, 2011-12)

Kolestrol seviyesini kontrolde tutmaya yardımcı olur.

Yüksek LDL kolesterol seviyeleri, kalp hastalıklarını tetikleyen riskli bir faktördür.

Bu tip kolesterol, atardamarlarınızda kalp krizi ve felçlere yol açabilecek yağ birikimi olan aterosklerozda (damar sertleşmesi hastalığı) önemli bir rol oynar.

İlginç bir şekilde, birkaç çalışma balın kolesterol seviyenizi iyileştirebileceğini gösteriyor.

Toplam ve “kötü” LDL kolesterolü azaltırken “iyi” HDL kolesterolü önemli ölçüde artırır.

Örneğin, 55 hasta üzerinde yapılan bir çalışmada bal ile sofra şekeri karşılaştırılmıştır ve balın LDL’de %5.8 azalmaya ve HDL kolesterolde %3.3’lük bir artışa neden olduğu bulunmuştur. Ayrıca %1.3’lük az da olsa bir kilo kaybına yol açtığı gözlemlenmiştir. (Yaghuubi, Al-Waili, Mobarhan, 2008)

Trigliserit seviyesini düzenler.

Yüksek kan trigliserit seviyesi, kalp hastalığı için başka bir risk faktörüdür.

Ayrıca, tip 2 diyabet hastalığında da tetikleyici olarak insülin direnci ile de ilişkilidir.

Trigliserit seviyeleri, şeker veya rafine karbonhidratların tüketildiği bir beslenme biçiminde yükselme eğilimindedir.

İlginç bir şekilde, birçok çalışma, özellikle şeker yerine kullanıldığında, düzenli bal tüketimini daha düşük trigliserit seviyeleri ile ilişkilendirmiştir.

Örneğin, bal tüketen ve şeker tüketen iki grubun karşılaştırılıdğı bir çalışmada, bal grubunda ortalama olarak %11-19 daha düşük trigliserit seviyesi gözlemlenmiştir. (Yaghuubi, Al-Waili, Mobarhan, 2008)

Yara ve yanık tedavisinde etkilidir.

Cilde uygulanan bal tedavisi, eski Mısır’dan beri yaraları ve yanıkları iyileştirmek için kullanılmaktadır ve bugün hala yaygındır.

Bal ve yara bakımı üzerine yapılan 26 çalışmanın sonucunda, balın kısmi kalınlıktaki yanıkları ve ameliyattan sonra enfekte olan yaraları iyileştirmede etkili olduğunu göstermiştir. (Bull, Cullum, Dumville et.al 2015)

Bal ayrıca, ampütasyona yol açabilen ciddi komplikasyonlar olan diyabetik ayak ülserleri için de etkili bir tedavidir. (Eddy, Gideonsen, Mack, 2008),(Moghazy, Shams, Abbas et.al. 2010)

Bir çalışma, yara tedavisi olarak bal ile tedavinin %43.3 başarılı olduğunu belirtmiştir. Başka bir çalışmada, topikal (deriye uygulanan)  bal tedavisi, hastaların diyabetik ülserlerinin %97’sini iyileştirdi. (Kamaratos, Tzirogiannis, Iraklianou et.al. 2014)

Araştırmacılar, balın iyileştirici gücünün antibakteriyel ve antienflamatuar etkilerinin yanı sıra çevre dokuyu besleme yeteneğinden geldiğine inanıyor.

Ek olarak, sedef hastalığı ve uçuk lezyonları da dahil olmak üzere diğer cilt rahatsızlıklarının tedavisine yardımcı olabilir. Manuka balı özellikle yanık yaralarının tedavisinde etkilidir.

Balın faydaları nelerdir sorusuna verilebilecek en iyi yanıtları sizler için derledik,fayda görmeniz dileği ile 🙂

Bal ve Reçel Kategorilerimizdeki Ürünlerimizi İncelemek İçin Buradan Ulaşabilirsiniz.

Trendyol’da da varız! 

 

 

Hurma Reçeli Nasıl Yapılır ?

hurma reçeli nasıl yapılır

Hurma Reçeli Nasıl Yapılır ?

Hurma Reçeli Nasıl Yapılır sorusu en çok merak edilen sorular arasındadır. Reçeller bir meyveyi lezzetli bir şekilde muhafaza etmenin en iyi yöntemlerinden biridir. Reçel, ince doğranmış, ezilmiş veya ezilmiş meyve veya sebzeler ve şekerle yapılır. Çoğu meyve, ilave pektin gerektirmeyecek kadar doğal pektin içerir, ancak çilek gibi düşük pektinli meyveler ilaveden yararlanabilir.

Pek çok farklı meyveden reçel yapılabilir. Örnek vermek gerekirse: Ahududu reçeli, ayva reçeli, böğürtlen reçeli, çilek reçeli, domates reçeli, elma reçeli, frambuaz reçeli, gül reçeli, incir reçeli, kayısı reçeli, kızılcık reçeli, şeftali reçeli, vişne reçeli Türk mutfağında yaygınca kullanılan reçel çeşitlerinden sayılabilir.

Ayrıca pek çok ilginç reçel tarifi de mevcuttur: Taze hurma reçeli, mandalina kabuğu reçeli, karpuz kabuğu reçeli, kozalak reçeli, patlıca reçeli, ıtırlı limon reçeli, süt reçeli, ayvalı pancar reçeli, greyfurt reçeli, yeni dünya reçeli, kavun kabuğu reçeli, antep fıstığı reçeli gibi denenmiş reçel çeşitleri olarak örnek verilebilir.

 

Jöle reçel ve Konserve arasındaki fark nedir?

 

Jöle, reçel ve konserveler, şeker ve pektin ile karıştırılmış meyvelerden yapılır. Pektin sindirilemeyen bir karbonhidrattır (lif). Çoğu meyvenin hücre duvarlarında bulunur. Suda şekerle ısıtıldığında pektin jelleşerek reçel, jöle kıvamı verir ve meyvenin de o kıvamda kalmasına yardımcı olur.

Üç tip arasındaki fark, meyvenin aldığı biçimle ortaya çıkar.

  • Jölede meyve, meyve suyu şeklinde gelir. Jöle en yumuşak kıvama sahiptir ve genellikle berraktır.
  • Reçelde meyve, meyve özü veya ezilmiş meyve şeklinde gelir. Bu, reçeli jöleden biraz daha sert yapar.
  • Konservelerde meyve, bir jel veya şurup içinde parçalar halinde gelir. Reçellerde reçelden daha fazla meyve bulunur. Marmelat, içinde narenciye bulunan bir konserve türüdür.

 

Marmelat ve reçel arasındaki fark nedir?

 

Marmelat, meyve özü içerdiği için reçele, meyve suyu içerdiği için de jöleye benzer. Ancak marmelat her zaman narenciye ile yapılır ve meyvenin kabuğunu da içeriğinde bulundurur.

 

Farklı reçel tariflerine tatlı bir örnek:

Hurma Reçeli Nasıl Yapılır:

Gerekli malzemeler:

  • Hurma
  • Şeker
  • Su
  • Limon tuzu.
  • Karanfil

Tarif:

  • 1 su bardağını dolduracak kadar, çekirdekleri çıkarılmış ve dilimlenmiş hurma tencereye aktarılır.
  • 300 gram kadar toz şeker ve 1 adet karanfil tanesi tencereye eklenir ve su lave edilir.
  • Orta ateşte hafifçe karıştırarak şeker eriyene kadar ve kaynama noktasına gelene kadar ocakta tutulur.
  • Daha sonra kısık ateşte 20-30 dakika, aralarda hafif karıştırmalar yapılarak beklenir ve reçelin istenen kıvamı alması sağlanır.
  • Reçel kıvamını aldıktan sonra 1 çay kaşığı limon tuzu ile 2-3 dakika daha kaynatılmalıdır.

 

Trendyol’da da varız!